Chamalu

Yol’da olmak.. Yol olmak.. Aşk olmak..

Rüyaya yattım seni görmek için.. Seni aslında beni, bizi bilmek için.

Bembeyaz bir at belirdi tam karşımda hatta yanı başımda tam da burnumun dibinde. Öyle güzel, öyle parlak, öyle tatlı, öyle bir ışık ki, gözünü aldı gönlümün.. Pır etti içim.. Hadi gel dedi seni ona götüreceğim.. Bindim üzerine büyülü güzellikteki muhteşem atın, bir yandan da güç rehberimi aradı gözüm. Buradayım dedi kutsal kedim, ruh rehberim.. Canım.. Güvenim… Özüm.. Güzelim.. “Sen bin ve yürü ben hep tam burada yanındayım..” dedi.. Güvendim tabii..

Atımın sırtında ilerledim tünel boyu tüm yüce gönül eşrafımı selamlayarak.. Kutsanmışım.. Sevilmişim.. Onurlandırılmışım bu yaşam ile.. Aşk ile.. Bunu bilerek.. Hissederek.. Niyetimin hayra alamet olduğunu anlayarak.. Selamlarını kutsanmışlıkla alarak.. Şükrederek.. Heyecanımı koruyarak.. İlerledim..

Pırpır yüreğim meraktan..

Bir çırpıda buldum kendimi cennetimin yolunda.. Dörtnala ilerleyerek.. Tozsuz, toprak bir yol, açık, net.. Baktım ki aniden geldik bir bariyerin önüne, ho-oop dur bakim dedim atıma.. Sabırsızca aşmak istiyor engeli.. Bariyer de ne bariyer ama! Ortasında bir kesik alan, atım geçtikçe geçiyor, ben geri gel adı üzerinde bariyer durmak gerek demek ki, dedikçe geri getiriyorum. Gir çık, gir çık.. Bir hal olduk da olanı anlamaya çalıştım o an.. Sonra anladım ki olana bir hal izin vermek gerek. Bariyer zaten nazlı.. Ortasında alan bırakmış ki kendinden vazgeçmeye hazır.. Kırmama ya da üzerinden aşıp gitmeme bile gerek kalmasın diye..

İzin verdim.. Doğal olana.. Yol olana.. Yüreğimden olana..

Bir anda öbür tarafındayım.. Sen varsın orada.. Bir de ben.. Bir de bilge reisim.. Ben utangaç.. Ben çekingen.. Ben mahçup.. Ben geride 2 adım.. Ben rahat.. Sen reisimle sohbette.. Ben rahat.. Biraz da düşünceli.. İlgiyi isteyen ancak ilgiden de çekinen ben orada özgür.. İzlemekte..

….

Doğalca bir an sonra, birlikte yoldayız, sen ve ben, sırtıma kalınca, şık, tok, uzun siyah bir palto veriyorsun.. Almışım paltoyu kabulumsün.. Zevkle, keyifle, heyecan ve iman ile.. Paltonun altında benim üzerimde hint kumaşından katlar var sarmalanmışım, kat kat üst üste, kırmızı allı pullu sırma işlemeli.. Tam giyememişim paltomu bu sebeple.. Oturmamış üzerime.. Henüz.. İzin veriyorum olsun istiyorum.. Eriyip gidiyor hint kumaşlarım.. cuk.. oturuyor palto üzerime.. Kabulümsün güvenimde.. Yolda.. Ömrümde.. Özgürce..

O anda senin sırtında da aynı paltodan beliriyor.. cuk.. oturmuş üzerine.. O anda anlıyorum çoktan kabulünüm ben zaten.. Yolda.. Ömründe.. Gönlünde..

Yürüyoruz Bir’likte yolumuzda el ele.. Yürek yüreğe.. Ruh ruha. Can cana.. Özgürce.. Gönlümüzce.. Sevgi ile.. Memnuniyetle.. Muhabbetle..

Yol açık.. Yol net.. Yol tatlı bir renk toz misali topraktan.. Doğal. Tozsuz.. Temiz.. Aydınlık.. Sade..

Bir anda duruyoruz olduğumuz yerde.. hoop yok oluyorum ben paltomun içinde.. Palto akıp yığılıyor yere kat kat nazikçe.. Puff diye yok oldum diye hafif şaşkın bakıyorum.. Anlıyorum o an.. Yüce sihirbaz iş başında işte..

Huzur ve huşu içinde.. Aşık oluyorum ben öylece… Hiçliğe eriyorum böylece.. Sen halen oradasın simsiyah paltonla görüyorum.. Güven veriyor varlığın bana.. Seviyorum.. Biliyorum..

O an bir gül beliriyor tam yolun ortasında.. Giriveriyorum o gülün içine.. Aşka davet var da ben icab etmezmiyim hiç.. Ne mümkün.. Çok mutluyum tabii..

Ve sen de.. Hazırmışsın.. Gül’e.. Bir’e.. Benimle gülde bir olmaya.. Olmaya.. Aşk olmaya.. Ve Öylece sen ve ben bir oluyoruz gülün içinde.. Gül oluyoruz Bir’likte..

Dimdik.. Sapasağlam.. Uzun güçlü saplı.. Taptaze.. Güpgüzel bir gül.. Kıpkırmızı..

Gerçek oluyoruz. Aşk oluyoruz. Bir’likte.. Oluyoruz işte.. Yolumuzda.. Tüm gücümüzle..

Bir.. Olmak.. Aşk.. Olmak.. Yaşamak.. Taptaze.. Yaşam olmak.. Yol’da olmak.. Severek sevgi olmak.. Bir’likte yaratmak.. Ol’mak.. Anlıyorum.. Yaşıyorum.. Yaşıyoruz.. Gönlümüzce.. Öz’gürce.. Aşk ile.. Bir’likte.. Yolda.. ❤

Uyandım 😉

Bunlar Da İlginizi Çekebilir

Bir Yorum Bırakın