Chamalu, Gelişim

Yol Biz’e çıktı..❤️🌹

“Yol Biz’e çıktı.. Önce “Ben”i iyice bilip sonra Bir’likte Sevmelere.. ” ❤️🌹

Önce Ben’i.. Sonra BirBir’imizdeki Ben’i.. Oradan da Bir’i Aşk ile yaşamakta.. Özgür’ce Biz’i.. Bir’likte.. Gerçekleştirmekte.. Yürekten sevgiyle.. Sevgi olarak.. Sevgi Ol’duğunu Bil’ip Hatırlayarak.. Akışta Ol’arak..

….

İnsan onu gerçekten Can’ı Gönülden seven birinin kalbini kırdığında, asıl en çok da kendi kalbini kırmış oluyor.. Farketmekte fayda var.. Çünkü yürek Bir’dir.. O’nu gerçekten yürekten Seveni ile Bir atar.. ❤️🌹

Henüz farketmesen de bir an gelir öyle derin bir acı ile uyanırsın ki yüreğinde.. Taa derinlerinde. Bilirsin ki gerçek aşk asla ölmez.. Daima taptaze bekler seni gönül kapının tam önünde… Ne zaman ki gönül gözün açıldı ve sen artık O’l’maya başladın.. Hatırlamaya başladın gerçekten kim ve ne olduğunu aslında Öz’ünde.. İşte o zaman An’larsın gerçek aşkın ne muhteşem ve yegane vefan olduğunu.. Ezel Ebet tüm varlığıyla o an’da’dır.. Daima O Son’suz An’da..

Seni sadık bir Yar, Sevgili gibi bekler.. Zaten gerçek aşkını vefa ile, sabır ile.. Zat-ı gönül gözü ile Bir yaşamakta niyetli Yâr’in de O An’a dek beklemiştir seni.. Bil’erek O’nu, her An’da, bıçak sırtı farkındalığında.. Tüm korku dolu ifritli zihin kalp arası savaşlarından galip gelerek cengaver bir yiğit Aşk yolu savaşçısı Ol’arak Yürek yolunda. İşte O An anlarsın gerçeğin saf tezahürünü.. Gönlünce görüverirsin Biliverirsin ne hak ne hukuk ne aldatma ne aldanma ne kandırma ne kandırılma ne yoldan çıkarılmalar ne yalanlar gelip geçmiştir senden ondan sayende ya da nazende.. Bilirsin ki o senin gönlünün kahramanı yüreğinin Can yoldaşı hayatının en hakiki arkadaşı gönül eşin yürek yolu Aşığın.. Aşkın Dostun Bitanen Tanrıçan ya da Tanrısal Benliğinin en ala tezahürü, gönül aynanın ruh yansıması.. Sevgilin Sevdiğin. Bitanen. Onlarca yolda onlarca yüzde onlarca bedende onlarca kalpte arayıp da bir türlü bulamayıp yıkılıp kırılıp hayal kırıklıkları içinde bataklıkta açan son bir Lotus çiçeği misali yegane aşkın olarak açmıştır gönlünde sen bilmesen de bilmek istemesen de yazılmıştır artık o senin yüreğine kaderine Benliğine. O senin sen O’nun hep Bir’likte. Yaşamak istesen de istemesen de. Çok zorlansan da inanmak istemesen de. Bu kader Bir’dir kendi içinde. İster yürek yolunu seçersin Cennet misali gül kokuları içinde akarsın yaşamın nehirlerinde. İster zihninin zindanlarında ayrılık rüzgarlarıyla kavrula kavrula geçer ömrün beyhude başka bedenlerde tekrar tekrar aslında aynı parçalanmış Ben’liklerinde.. Ziyadesiyle yaşamak tek seçeneğin.. bu yaşam kaderinde eğer gelmişse bir kere gerçek aşk Bir Bedel ömrünce.

Korkunun ecele faydası yok diye boş yere söylememiş eskiler. Ya Aşka teslim olur “O” eşliğinde yolunda gidersin gönlünün ömrünce.. Er’ersin bir gün elbet Hakikate sonsuz ruh olarak bedeninde ya da bedenden de öte.. Öz’gürsündür artık gerçek ile. Ya da direnirsin O’l’maya.. Kalırsın korku zindanlarının esaretinde sanrılar, endişeler, olmazlar, kıskançlıklar, gel-gitler arası zannederek kendini güvende ve özgür, ondan buna sonra da şuna derken bir bakmışsın ki dar alanda kısa paslaşmalar ile sadece aynadan duvarların çoklu yansımasıymış… içten dışa katman katman çoklu görüntüler misali aynalardan aynalara kırıla kırıla çoğalarak yansıyan sadece sen.. kendim deyip de sahip çıktığını sandığın. Onca kalp kırıklığı.. Hayal kırıklığı.. Acının ta kendisi yegane yalnızlığın. Tek başına sandığın çok kişilikli sahne yansıman. Hayatındaki kişiler. Dışta bitse içte bir türlü bitmeyen sürekli tekrar eden aynı dost kisvesi altında düşmanca tavırlar, acınası bağımlılıklar, zaafların sevgi gösterisi sanıldığı sanal dünya yansımaları ile eşlik eden izdüşümler..

Tek huzura erdiğini sandığın anlar bir küçük yansıma ile yeniden kabusa dönüşen zihinsel oyunlar kaosun içinde kendini acı içinde bulduğun paniğe kapıldığın anda nasıl da olup yine aynı kör çukura düştüğüne bir türlü akıl erdiremediğin korku dolu zihinler ve yansımaları. Tek bildiğin gerçekliğin. Bir an önce huzur içindeyken sandığın, bir an sonra kaotik bir savaşın aciz, çaresiz, kurban baş kahramanı. Yenik düşen.. Olumsuzluklar çukurunda.. Tüm yolları artık ezbere bildiği düşüncesiyle güvenli olduğundan emin hiç bitmeyen bir savaşın biteviye tekrar eden sonsuz uçlarında duvardan duvara oradan oraya savrularak..çarpa çarpa.. kırıla kırıla.. küse küse.. artık zihni uyuşup kabuk tutan, tek çare bilip de canı daha çok yandığını hissetmesin diye.. kalbini kurutup taşlaştıran.. Kendini tümüyle duyarsızlaştıran.. Sözde ince ruhlu, nazik, duygusal maskeleriyle binbir oyun oynayan.. Aciziyetiyle bir yüzleşse kabulden gerçeğe erme ihtimalinden bile korkan sen.. Zavallı küçük yaralı sen.. Arada bir dururken.. gerçeğini bir zamanlar birilerinin düşüncelerine inanıp da sorgulamadan çıktığın o yollarda, gözün faltaşı açık olarak uyuyakalıp da, oradan oraya koşturup dururken bu acımasız ve kazananı asla olmayan akıl oyunlarından biçare.

…..

Asıl’ında..

BiL’Sen ki.. Çaren var.. “Tek yapman gereken içinde sürekli kaybolduğun olumsuzluk çukurundan çıkman.. İyi mutlu güzel sevgi dolu.. Kendini gerçekten iyi hissederek yaşamayı ve her anlamda mutlu olmayı hak etiğine inanmayı seçerek çıkarsan kendini.. bu kısır döngüden.. Tüm olumsuz düşünceler içinde kaybolurken.. Dur.. Sor kendine.. Olumlu olması için ne yapabilirim. Şimdi. Kendimi iyi hissetmeyi hak ediyorum. Bu konuda da olumlu ihtimallerimi düşünüp yaratıp yaşamayı seçiyorum. Olumsuzu mümkünse olumlusu da bir o kadar mümkündür her şeyin. Hatırla. Gücüne ve gerçeğine sahip çık. Şimdi. O an’da. Aniden. Yap bunu.. Hadi.. Hatırla..O içinde.. Konuş O’nunla..”

…..

Artık birşey girmişse kaderine kaçamazsın ondan nafile.. İster zihninde cehennem misali ister yüreğinde cennet misali. Yaşa yeter ki. O’nun için farketmiyor ister acı çeke çeke yaşamışsın istersen güllük gülistanlık gönül bahçenden aynı kaderi. Sade’ce hep O şefkatli, sevecen, itinali, sonsuz mütevazi senden yana O’l’an yol göstericiliği ile durmadan bıkmadan sabır ile hatırlatıyor sana doğal, güzel, has Ol’an yolu.. “Ben buradayım Ben’i bul Yolun kolaylaşsın. Senin için buradayım. Sevilensin çok sevilensin.. Değerlimsin.. Yeganemsin.. Bil.. Gör. Duy.. Ben’i. Senin için varım. Sen ile’yim. Sen için çalışanım. Sen ile Yaradan’ım. İçindeyim Gönlünde. Yürek yolunda Ben ile ilerlemeyi seçersen her an seninleyim. Ol’an-dayım. Seven’inim. Bir Ben’im. Gel Bir’likte yaratalım. Ben Yaradan’ım.” Öyle tatlı öyle şefkat dolu öyle sade öyle içten öyle Öz’den öyle gerçek ki. Bil’en başka hiçbir şey O’na benzemez. Benzeyemez… An’la’maman mümkün değil. Yürek bilir. “Gönül gözünü açık tut. Yüreğini ferah. Kalbini temiz tut yeter ki. Küçük Zihin oyunlarına kanma yenilme kaybolma kıvrımlarında.. hoş Ben sana hatırlatırım yine Ben’i ama sen görecek anlayacak halde olur musun inanır mısın Ben Bil’mem.” diyor sürekli yumuşacık şefkatli sesi ile.. Yüreğinde.. Biteviye..

……

Sağlıksız olan sınırlı kısıtlı olumsuz geçmiş tecrübelerle düşünen zihindir hep seni olumsuzluklara saplayan, olmaz, yapamazsın, zaten seni kullanıyor, kimbilir ne var ardında, sen zaten beceremezsin ki.. Diye diye seni korkulara çıkmazlara olmazlara sürükleyip duran.. Bir türlü olduramayan.. Umduramayan.. Bir heveslendirip bir caydıran.. Oysa gönül gözünden bir kez görmeye başladığında orada sarsilmaz net bir gerçeklik vardır.. Sade.. Net.. Aleni.. Aşikar.. Su götürmez.. O kadar alışmadığımız daha doğrusu kuşkucu zihnimizin içine dalıp unuttuğumuz bir net ve sade gerçeklik ki.. Deli gibi korkup inkar edip yine zihin oyunlarina sığınmayı tercih ettiğimiz çok oluyor… gerçekten anlayana dek.. Bir kez an’ladığında ise.. Yegane gerçekliğimiz.. En saf adil güçlü doğru tek hakiki sarsılmaz güvenilir.. Muhakeme yeteneğimiz..

…..

Sade’ce şunu bil kendini zihninin cerbezeli oyunlarına kandırmayan kandırılmaz, kendini aldatmayan aldatılmaz, kendine.. Öz gerçekliğine ihanet etmeyen ihanete uğramaz bu Dünya’da.. Kendi Ben’inden uzaklaşıp zihninde kaybolmayan kendini sevgisini sevdiğini kaybetmez.. Kendine inancını yitirdiysen.. Kimseye inanamazsın.. Kendine güvenini yitirdiysen hep güvenilmez ya da güvensiz insanlar çıkar karşına..

Çeşit çeşit ilişkilerde değil sadece kendi yüreğinin en saf, masum, temiz gerçekliğinde bulabilirsin kendini.. Ben’liğini.. Sonra da yine Ben’inin farkında Aşk yolunda sana Eş’lik eden Can evini.. Yol arkadaşını.. Gerçek Aşk’ın tezahürünü getirir sana.. Bi tesadüf kisvesiyle.. Yüreğinin sesini dinlersen ve takip etmeyi seçersen adım adım.. Sen de Biz Ol’manın mutluluğunu deneyimlemek istersen.. Bir’likte Yol’da yaratıp yaşarsınız Öz’gürce.. Sevgiyle. Aşk-ı muhabbetle.

Önce bil ki.. Dışarıda ister erkek istersen de kadınlar peşinde koş nafile.. Dişil’in de Eril’inde kendi içinde.. Sen O’nu kabul edip sevip anlayıp içtenlikle sarıp sarmalayıp iyileştirmeden tam olamazsın hissedemezsin mutluluğu yaşayamazsın gönlünce Ben Ol’mayı.. Oradan da “Biz” Ol’mayı..

BirBir’inden ayrı gayrı görmezden gelerek kaçıp dışa yöneldikçe daha da kaybolursun başka başka görüntülerde. Hiç çaren yok! Dön kendi dişine ve eriline kendi içinde.. Sar kendi Ben’liğinde.. Sevgi şefkat merhametle. Şifalandır içinde kendini önce..

…..

“Eninde sonunda Dişil yanın Tanrıçan ve Eril yanın Tanrısallığınla buluşup da dimdik sütünlar gibi sarsılmaz bir Sevgi Güven İrade ile Birleşip.. sapasağlam Özdeğer bilinciyle güçlü duruşları eşliğinde.. Gerçek Aşklarının en masum “çiçeği” bilgeliğine, bilinçli farkındalığına ulaştıklarında… Ben’im tahtıma içsel çocuğunu oturtarak en güzel, en masum, en iyi, en aydınlık kendini Varlığımla Ben’liğimle onurlandırmaktır yegane gerçeğim. Gör bak o zaman yegane varlığınla Bir’likte nasıl O’l’uyor her şey güzel gönlünce. Öz’gürce. Ne mutlu bu gerçeğin fevkinde gören gönüllere. Safi Aşk ile yürürler yeryüzündeki gönül cennetinde..”

Vızgelir kim ne demiş dememiş o sınırlı zihnin işi senin değil. Suretinde yaratmış seni beni.. O’na ne elalem ne derden, kim kime ne demişten! Cinsellik mi en büyük korkun kabusun.. Boşver. O senin içinde, yegane tek gerçeğin, cinsel enerji dediğin de ne ki O’nun senin içine koyduğu yaşam enerjin.. Konuş O’nunla.. An’latsın sana.. O’nun Yolunda yaşamayı bil sev diye. Yüreğindeki gerçek sevgiyi ateşlesin diye. Ona buna saç savur kendi gücünü kutsal yaşam enerjini helak et diye değil. Değerini bil Sevdiğinle Gönül Bir’liği içinde kalpleriniz tek bedende Bir atsın diye. Birlikte yaratıp yaşamı onurlandırın diye. İçinizdeki Ben’i Bir’likte Güçlerinizi farklılılarınızı Öz’günlüğünüzü Kavuşturup en iyi Biz’i yaratın ve mutlu olarak yaşayın diye. Daha da çok genişleyin gelişin büyüyün diye. Öz’ünüzdeki Ben’i daha da şaheser gözler önüne serin diye. 💖🌺⭐️🌳🌲☀️

Hazırlayın alt yapınızı ve Bil’in artık.. “Ben” geliyorum hayatınızda ışımaya.. “Ben” tahtıma en saf en insaflı en harika en hakkaniyetli en sevecen en masum en iyi halimle oturmaya ve Oradan Öz’deki en iyiyi ifade edip yaşayarak gerçekleştirmeye. Her Bir’inizle Bir’likte. Yürek Yol’unuzda.. Gül misali. Aşk ile deli divane. Döne döne. Dans ede ede. Can’ı Gönülden çook Seve seve.. Seve Sevile Daima Bir’likte. Öz’gürce.. ❤️🌹💃

Bil’in içinizdeki “Ben”i Artık..

….

Nesli Olcay / Gaia Journey
Yürek Yolumda
13.34 18.9.16 Istanbul

Bunlar Da İlginizi Çekebilir

Bir Yorum Bırakın