Chamalu

Yol açık.. Şimdi tüm ihtişamınla, içindeki kelebek olup, özgürce uçma vakti..

Sancılar.. Acılar içinde kıvranıyorum.. Tenim yanıyor acıdan.. Kalbim burkuluyor.. Nefes alamıyorum sanki boğulmuşum da nefes almayı hatırlamaya çalışıyor ciğerlerim acizane.. Benliğim can çekişiyor içimde, sıkıştıkça sıkışıyor, çelikten buz gibi sevgisizlik duvarlarınla.. Bilincim acıdan tamamen uyuşmuş.. Yaşam ile ölüm arasında o mucizevi anda.. Çevremdeki sevgisizlik, duyarsızlık alanı beni sıkıştırıp, ezip, boğdukça, kayıp ötesi bilincimde, daha da özgürleşiyorum sanki.. Aydınlanıyorum bir nevi.. Acıdan ölüyorum çünkü.. Demirden zırhlar ile çelikten duvarların üzerime gelip sıkıştırması misali, kıstırıyor, eziyor, eziyor, eziyor ruhumu yanımdayken asırlar ötesi uzaklığın.. Çaresizce değil, bilinçli seçimimle yaşıyorum ben bunu.. İstesem de gidemiyorum.. Zaten gitmek de istemiyorum.. Mengene gibi tüm bedenimi, kalbimi, beynimi eze eze hiçe sayıyor var görünürken aslında yokluğun.. Ya da benden deliler gibi sakladığın varlığın, ruhun, kalbin, sevgin.. Aşağılayıp, değersizleştiriyor.. Hiçleştiriyor.. Benliğimi.. Yok olmamı istediğini hissediyorum.. Sadece duruyorum.. Öylece kaskatı.. Büzüşmüş.. Anne karnındaki doğumu yaklaşmış yerine sığmayan, sıkışmış çocuk gibi.. Kozasında boğulmak üzere, ölümden özgürlüğüne doğmayı bekleyen, acı içindeki beyni uyuşmuş, sadece olmayı bilen, kelebek gibi.. Az sonra güzeller güzeli muhteşem bir varlık olacağından bi haber.. Mümkün değil ki bilmesi, o anda.. Yaşayıp da öğrenmesi gerek.. Bunu bilsem bile hatırlamam ve bana da olacağına inanmam, o kadar zor ki, şu an!! Ne mümkün..?! İçim bir dışıma çıksa.. bir bıraksam.. Bir ters yüz olsam.. hafiflicem.. Olucam. Özgürleşicem.. Aşk ile bir olup akıcam.. Aşık olup sana ericem.. Ne duvar kalacak. Ne de bir tane bile zırh.. İstersen binlerce kat çelik zırh giysen de bana dokunmayacak bile.. Ben çoktan ötesindeki harikulade hakikate ermiş, bilmiş, özü içmiş, olanı yaşıyor olucam.. Yani muhteşem seni.. Sen ne kadar bihaber olsan da, bu harikuladelikten, nafile tüm bu korunma çabalarımız.. Aşk çoktan çalmış bilincimin en hassas, duyarlı noktalarını.. Korunmak nafile anlasana!.. Hem sen kimi kimden neden korumaya çalışıyorsun ki? O’landan öte ne var sanıyorsun ki? O’nu bilmekten gayrı, ne işlevi var ki, buradaki her bir Can’ın.. ve var olduğunu sanan, her bir benliğin, bedenin, yaşamın..
………
Kapkaranlık, kuru, dar, sert bir alan.. Tıkır tıkır, pıtır pıtır bir hareketlenme.. Ufaktan ucu açıldı önce bir kıpırtı belirdi sonra yavaş yavaş yarıldı o karanlık ve sert zırh.. Sımsıkıydı.. Her yanı kapalı.. Işık girmez.. Seslensen erişmez.. Kapalı bir kutu misali.. Bir anda zamanı gelmiş hayatın, yüce Yaratanın Can’a Ol demişçesine sihirli, mucizevi bir yaşam kıpırtısı belirivermiş o kara kuru kutunun içinden.. Hadi gel demiş davet etmiş yaşama Can’ı, sanki bir şey.. Öyle bir şey ki gizemi en sırlara ermişlerce bile tam anlaşılıp da ifade edilememiş.. Öyle olur denmiş ve kabul edilmiş. Yaşamın ta kendisiymiş. Sonra Can sabırsızlanmış iyice bir kıpırdanmış.. Çağrı o kadar güçlü o kadar emin imiş ki, onu kabul ile yaşamaktan başka hiç bir çare de yokmuş zaten.. Sonra az önce ölü gibi kupkuru kapkara zırhın içinde uyumakta olan, birden Can’lanmaya başlamış.. Bir anda tüm varlığı güç ile dolmuş.. O daracık, sert alandan zırhının kabuğunu ite ite aldığı yaşam davetine verebileceği en güzel cevabı vermiş.. Sonunda tüm gücü ile en ihtişamlı haline ererek bir çırpıda yaşama kavuşuvermiş.. O anda, gün ışığı ve hava ile buluşarak, bir anlık şaşkınlığın ardından tam anlamı ile canlanıvermiş!.. Narin, güzel, muhteşem bir varlık göstererek hayatın içinde açıvermiş kocaman ihtişamlı kanatlarını.. Aman Allahım bu nasıl bir güzelliktir! Göreni büyülercesine göze çarpan ihtişamı rengarenk narinliği ile başlamış dönenmeye pır pır havada.. Önce havaya kanatlarıyla sonra güneşe tüm harika renkleriyle sonra da gözlere tatlı muzip zerafetiyle selam vermiş.. Ve başlamış özgürce olmaya geldiği şeyi ifade etmeye.. “Aşk dansı” imiş bu yaptığı şeyin adı.. Yaşamın kendisine bahşettiği hayat ve Can ile ona Ol derken fısıldadığı şey de bu imiş.. Böylece kelebek kozasından çıkmış ve tüm ihtişamı ile hayata katılmış. Olmaya geldiği şeyi en iyi ifade edeceği yere.. Yaşadığı göreceli kısa sürede, tek en iyi olmayı bildiği şeyi yapmaya.. Hayatla aşk dansı yaparak, yaşamaya..
O, tüm güzelliğini ve yaşam sevincini her kanat çırpışında olabilecek en yüksek sesle ifade ederken, az ötede dünya güzeli bir jaguar varmış. Tüm bunların bir şekilde farkında olarak bilgece, vakur bir tavırla o da, olmaya ve ifade etmeye geldiği şeyi olarak ve yaparak duruyormuş.. Enteresan bir gırlama ya da mırlama sesi varmış.. Kükremezmiş diğer kedigiller gibi.. Ya da aslan, kaplan gibi.
Pırıl pırıl parlayan muhteşem güzellikte tüyleri varmış kürkünün.. Karanlık gecelerde uzay derinliğindeki yıldızlar gibi, gün ışığında ise kara elmas misali parlarmış simsiyah puantiyeleri. Gücü sorgulanmaz bu devasa kedicik, muhteşem bir avcı olarak bilinirmiş yaşam ortamında. Ustalığı dillere destan güçlü mü güçlü ihtişamlı bir varlık.
Kelebek gelmiş gelmiş de tam burnunun dibinde pır pır cilve yapmaya başlamış vahşi koca kedigile..
– “Merhaba beni izlediğini gördüm.. seni tanımaya geldim.. Çok güzel ve ihtişamlı görünüyorsun..” demiş..
– “Mgırrr.. hoş göründü gözüme dansın..” Diye vakur bir şekilde cevap vermiş Jaguar..
– “Pır pır pırrr.. Hihi:)) diye kıkırdamış işveli bir şekilde güzel kelebek.. Sonra daha da coşku ile fırıl fırıl dönmeye başlamış Jaguarın tepesinde tüm ihtişamlı renkleri ve güzelliği ile müthiş aşk dansını canlandırmış kendinden geçerek.. bir öne, bir arkaya, bir yukarı, bir aşağı, yaklaşıp uzaklaşıp Jaguarın burnunun dibinde göstermiş tüm hünerini.. Sonra da pıt diye zarifçe ama emin bir şekilde konuvermiş koca Jaguarın simsiyah sert burnunun üzerine..
– “Uumggg.. ” diye garip bir ses çıkartmış jaguar gözleri şaşı olmuş burnunun ucundaki kelebeğin cürretkar tavrına şaşkın.. “Sen hiç mi korkmuyorsun yahu!! Bu ne cesaret böyle?!..
– “Neden korkucam ki?!” Diye tatlıl tatlı nazlıca kanatlarını bir kerecik kırpıştıran narin güzel varlık..
– “Kafamı şöyle bir sallasam.. O anki şaşkınlığın ile ağzımı açtığım gibi seni ağzımın içinde hapseder boğarım.. O da olmadı, sen şu pençelerimi görüyormusun? Sen daha nolduğunu anlamadan süratle koca pençemle seni yere yapıştırdığım gibi izini çıkartırım oracığa ve ölüp gidersin..!! Şakası mı olur bunun?! Benim şakam yoktur!!.. Sen beni tanımadın galiba?!.. Ya da çok safsın?! ..”
– “Yooo..!! Niye öle dedin ki şimdi?!.. Demiş biraz şaşkın.. Biraz sitemkar.. Havalanıp birazcık uzaklaşarak jaguarın burnundan ucundan havaya doğru azıcık yukarı.. Pırpır çırparak kanatlarını..
– “Ne bilim biraz safça geldi bu davranışın..! Kime söylesen güler haline ya da şaşırır koca Jaguarın burnunun dibinde oynaşıp, cilve yapıp duruyorsun haddini, kendini, gücünü, cüsseni bilmez şekilde..! Yani ben insaflı bir Jaguarım yoksa pestilin çıkmıştı şimdiye.. Sen bir an önce toparlanıp git istersen.. Yakmiyim canını.. Doğam bu benim.. Hiç zor değil anında canını yakıp yok etmek seni ebediyen bu alemden silmek..!! Hiç de üzülmem bilesin.. Demedi deme.. Günah benden gider sonra.. Acımam!!..”
– “Sanmam..” Dedi sakince narin kelebek.. Biraz içi burkulmuş bir sesle.. “Hiç sanmam bu zalimliği yapacağına.. Kendine!.. Yaparsan çok şaşarım bu haline!! Senin gibi güçlü bir Jaguar bunu neden yapmak istesin ki hem?!..”
– “Çünkü ben güçlüyüm… Doğam bu.. Ve kendi alanımda, yakınımda, varlığıyla beni rahatsız edecek hiçbir şeye tahammülüm yok!! Senden önce ne canlılar yok ettim ben, sana mı acicam?!! Hem neden kendime yapacakmışım bakim?! Dilin sürçtü galiba!:) .. Hah.. ! ” der jaguar..
– “Hımmm.. Hayallah.. ” diye cevaplar önce zarif kelebek biraz şaşkın.. Sonra devam eder.. ” Oysa ben o kadar eminim ki, benim gibi duyarlı ve özgürlük simgesi, yaşama en büyük katkısı, aşk dansı yaparak, tüm güzelliğini cömertçe gözler önüne serip mutlu olmaktan ve tüm yaşamını tüm kalbi ile çevresine pır pır sevgi yayarak değerlendiren bir varlığı asla incitmek istemeyeceğinden.. Hele ki öldürmeyi, yok etmeyi asla düşünmeyeceğinden ve istemeyeceğinden.. Bilakis o yüce ve tertemiz gönlündeki incecik. zarif, tir-tir aşk ve yaşam sevgisi ile titreyen yerden beni sevip, sarıp, ebediyen korumak, sevginle beslemek istediğinden daha da eminim!! Bana bir şey olursa ben değil sen ölürsün ta derinden.. Bunu bilen yüreğin bana asla zarar veremez.. Çünkü ben sana daima saf sevgimle yaklaşıyorum ve sadece Öz gerçeğimiz aşk dansını yaparak sana o yüreğindeki kutsal yerdeki titreşimleri hatırlatıyorum.. Ben ölürsem yüreğin de ölür.. Ve ben buna kahrolurum.. Tek amacım şu kısacık ömrümde tutabildiğim kadar yüreklerdeki en duyarlı özgürce sevgi titreşen yeri canlı tutmak rengarenk güzelliğinle doğal aşk dansımı yaparak gönül kazanmak.. Haz, zevk, keyif, mutluluk, pır pır neşe vermek.. Yaşamın canlılığını hatırlatmak.. Aşkı yüreklerde hapsolduğu yerden uyandırıp, özgürce yaşama katıp, canlı tutmak.. Aşksız Can nedir ki zaten? Doğanın, Kutsal Ruh’a, Yaradan’a ibadeti olan Aşk olmazsa ne anlamı kalır ki yaşamamızın, Can’lı olmamızın.. ?…
Beni gördün, bildin, hissettin artık.. Aşk tohumunun yaşam kodu bir kez harekete geçti yüreğinde ve bilincinde.. Aşk seni buldu bu hayatta.. Hem de en saf hali ile.. Ne yapsan nafile.. Beni öldürmek kalbini öldürmek demektir bundan sonra. Kendi canını almaksa niyetin hiç durma!. Ben yaşam görevimi yaptım gitme vaktim gelmiştir dönerim aşk ile yuvama.. Ama sen bomboş, cansız ruhunla kalakalırsın, bu yokluğa kendini hapsettiğin, sözde özgürlük alanında.. Seçim senin, ben seni sevgimle kutsadım bir kere, korkma yap içinden geleni.. Hayata ve Yaradan’a güveniyorum her ne oluyorsa en iyisi olur daima.. Hadi yap.. Göster gücünü bu da senin doğan..!.. Dedi ve pır pır en güzel zerafetiyle hafiften yaklaştı Jaguara..
Jaguar durdu.. Baktı önce ta derinden kelebeğin ruhuna keskin görüşüyle.. Sonra tüm gücü ile derin bir nefes alarak içine çekti, burnunu uzatıp, kelebeğin kokusunu.. Gözlerini yavaşça kapatarak.. Kokladı.. tüm gerçekliğini o anki aşkın.. hayatın ona sunduğu bu sürpriz lütuf an’ında.. an’layarak..
………
Şimdi tüm ihtişamını göstererek hayatını tam anlamıyla yaşamak adına aşk dansı yapan kelebek gibi özgürce uçma vakti.. Tüm gücünle var olmanın hazzını yaşayarak, en iyi kendin olarak, öz’gürce olarak ve bu yaşama ne yapmaya geldiysen onu yaparak.. Aslında basitçe “O”olarak gerçekleşme vakti.. Bırak sana ait olmayan ne varsa gitsin.. Aksın üzerinden.. İsrarla tutunma ki acı ile sökülüp atılmasın hayat tarafından. Yok sen bırakamıyor musun? Bırak, izin ver, acıyacak diye korkmayı da bırak, evet acicak, ancak emin ol ki, şu an farkında bile olmadan çektiğin acı ve ıstırabın yaninda bu kutsal acı hiç kalır. Hatırla ki gitmesi gerekenler eski ölü kılıfların, üzerine zırh diye yapıştırıp durduğun, ve öylece üzerine yapışıp da kalmış olan.. Yadırgamayı bile unuttuğun.. Kanıksadığın.. Olmazsa olmazın haline getirdiğin, sözde güvenlik adına.. Aslında korkularının güvenliği adına.. Bırak sökülüp gitsin. At o eski ölü toprağını üzerinden.. Özgürleş eskinin üzerine çökerttiği sözde sevgilerin korkularından.. Der gibiydi kelebeğin aşk dansı o an bana.. Ne ateşten korkan, ne havanın rüzgar ve neminden, ne de Jaguarın keskin pençelerinden.. Cesur.. Narin., Duyarlı.. Aşık.. Neden kelebeğin ömrü 1 gündür ya da birkaç gün? Neden Yaradan ona bu kadar (göreceli algımızca) kısa bir ömür biçmiştir bilen var mı acaba?
Tüm ihtişamı ve tam anlamı ile bu erdemli doğal nitelikleri ile yaşadığı için olabilir mi sizce? Ölümü hiç bilmeden, düşünmeden, sadece Ol’ana ve An’a odaklanıp yaşamı tüm Allah vergisi güzelliğini ve gücünü en harika şekilde ortaya koyup, ifade edip Öz’gürce yaşadığı için olabilir mi? Öyle güzel öyle dolu yaşıyor ve O’luyor ki.. Daha ötesini yaşamasına ne hacet?!.. Zaten olması gereken oluyor ve yerini buluyor ve amacına ulaşıyor.. Görevi tamam.. Tam zamanında da uçup gidiyor. Kaygısızca.. Huzurla.. Huşu ile.. Duyarlılığın zenginliğini ve gücünü en güzel şekilde ortaya koyuyor.. Yani ona bahşedilmiş Öz’ü en güzel şekilde ifade ediyor. Öz’gürlüğün sembolü olması da böylece tesadüf olmuyor..
….
Tüm bunları düşündüm.. Ve anladım.. Aslında neye direniyorum ki?! Var mıyım ki gerçekten?..var olma çabam mı aslında beni bunca ezen, üzen, daha da yok etmeye çalışan? Yok olan ne ki zaten? Senin için, onun için, bunun için, değerli, önemli, vazgeçilmez olma ihtiyacımdan başka? Sevildiğimi hissedememek ne de büyük ıstıraplar veriyormuş meğer..
Bir saat önce sevgi halinde tüm evren ile “Bir” iken.. Ne değişti de sen beni sevmiyorsun diye böyle ıstıraplara düşebildi yüreğim, beynim, bedenim, canım, ruhum.. Gidemiyorum da acıdan öyle mıh gibi kalakaldım o tanıdık acıda.. Öyle özlemişim ki.. Varoluştan beri ilk ve son, defalarca yaşasam da bıkmayacağım, vazgeçilmezim aşkını.. Acını.. Var olduğumu yoklukla anlayan benliğimin yegane hazzı olan.. Aşk acını.. Ya da aşkına direnç göstermenin acısını.. Yegane gücüm “Aşk”a şükretmekten ve gücüme sahip çıkıp O’na teslim olmaktan öte ne mutluluk ve yaşam amacı olabilir ki?.. Kabule eriyorum sonunda.. Ve huzura.. Ol’sun bakalım da, yaşamımın da bir anlamı Ol’sun bari şu alemde.. Uçuyorum uçabildiğimce Öz’gürce.. Aşk dansımı en muhteşem şekilde ifade etmek niyetiyle.. Ee emir büyük yerden… ve “emir demiri keser…” dememişler boş yere.. Yeter ki değer bulsun aşk beni kendine.. Yuva Ol’sun yüreğim layığınca bu aşka.. Hatta ben öleyim de bir an önce, Aşk Ol’sun beni Can’da tutup da O’nun yüreğine alan.. Oracıkta.. O anda.. Sonsuz Öz’gürlüğünde şu yaşamın.. Daha n’olsun?!… Öz’gürüm… Öz gücümle Bir’likte.. ❤
Yaşasın içimdeki duyarlı, ihtişamlı varlığıyla, aşk dansı yaparak her an yaşamı kutlayan ve son an’a kadar özgürce uçan kelebekler.. Bana öz gücümü hatırlatıyorsunuz… Yolunuz açık olsun.. ❤
………
Buarada öz’güçlerinin gayet de bilinçli farkındalığına eren Jaguar ile Kelebek, onları bu hayatta olmaları gereken yerde, bütünün harika, öz’gün, öz’gür parçaları ve birlikteliğin anlamlı, uyumlu, onurlandırıcı yüceliği ile tutan, esas güçlerinin sevgi olduğunu anlayarak mutlu, mesut, birbirlerinin farklılıklarına saygı ve kabul göstererek, uyum içinde yaşamayı başardılar.. Sevgi gücümüz ve yol rehberimiz olsun her daim.. Bu da Biz’e yeter.. ❤
………………
Not: Foto alıntıdır…

Bunlar Da İlginizi Çekebilir

Bir Yorum Bırakın