Chamalu

Ateş aldım.. Gidiyorum.. Yürek Yol’um açık.. Biliyorum..

“Ateş aldım.. Gidiyorum.. Yürek Yol’um açık.. Biliyorum..”
Küllerimden yeniden doğmaya hazırdım ne zamandır.. Demiştim de zaten son yaşgünümde, bu sene 50’ye tam bir kala devrimlerimi tamamlayıp, dönüşümümün bu bölümünü de gerçekleştirip, yeni bir evreye açılma dönemimdeyim diye. Çok iyi değerlendireceğim bu seneyi demiştim. Niyet etmiştim. Söz vermiştim kendime ve size.
En iyi nasıl değerlenir bir sene? Hayallerimi daha da çok hayata geçirerek tabii ki!! Benim için öyle.. Daha iyisi de Can sağlığı..
En küçüklükten beri en çok istediğim şeylerden biri Dünya’yı gezmekti.. hep hayalim oldu.. En güzel canlı renkli hayallerimi süsledi hep bu amaç. Hep çok gezdim, seyahatlere çıktım, ancak yetmedi, yetemedi. Ta ki gezgin olup kendi rotamı çizmek oluncaya dek bunun hali, adı ve yolu..
Şimdi içinde kor alevler yanan yüreğimle son 4-5 senenin yürek yolculuğumda keşfettiğim vizyon ve an’ın hayali ile yola çıkma zamanım geldi. Destinasyon şu an sürpriz:) zaten çok da önemi yok! Asıl amaç kendi yolumda kendim ile birleşip buluşmak adına daha da çok kendimle olmak olduktan sonra.
Anka kuşu misali, küllerimden kor ateşe, oradan alevlere ve en sonunda da zümrütü anka halim olarak, dönüşmeye hazırım. Gidiyorum. Çünkü bu iş en iyi yollarda olur. Çünkü ben yolları ve yolda olmayı hep çok seviyorum.. Çünkü kalbim yanıyor. Çünkü ateşimi en iyi yollarda harlarım.. Çünkü ateşim dönüşüm diye diye yanıyor. Yakıyor.. Kavuruyor.. Ne var ne yoksa atıyorum yürek ateşime.. Onlar dönüştükçe ben de dönüşüyorum.. En derinlerimden çıkıp gelmiş, ben sandığım neyim var neyim yoksa atıyorum yürek ateşime ki daha da büyüsün, harlansın, yansın, yaksın, beni, seni, onu, herşeyi, dünyayı, evrenler boyu, tüm gerçekliği.. Taa ki tek gerçek aşk kalana dek.. Yegane hakikat.. Aşk-ı muhabbet olana dek.
Bu nasıl olacak hiç bir fikrim yok.. Tek bildiğim yüreğimin bunu başaracağı ve ben onun gerçeğine teslimim.. Ateş istiyor, yanmak istiyor, kor istiyor, alev istiyor.. Bana da bol bol üflemek kalıyor.. Üfle acını, üfle yaranı, üfle korkunu, üfle sevgisizliğini, üfle kalbinin taşlaşmış kısmını, üfle öfkeni, üfle neyin var neyin yoksa.. Üfle ki yanayım.. Üfle ki seni de yakayım.. Üfle ki olayıım.. Üfle ki olalım.. Diyor..
Şu an tek bildiğim bu.. Yürek yolumda yıllar sonra yeniden aşk ile karşılaştığım sevgili Serdar Prem üfle yüreğindeki küllenmiş korlara dedi.. Aşk ile olmak adına üfle dedi.. Sadece üfle.. Harlansın gönül ateşin.. Ne mutlu acına nice yanmalara vesile olsun dedi.. Anladım neden sevdiğimi acımı.. Gönül bu sever acısını da.. Sonunda Aşk-ı Muhabbete dönüşmek varsa ne mutlu bu acıya, en bi derinlerden çıkıp da gelmiş müjdeli haberleriyle.. Hoşgelmiş.. Lütfetmiş.. Ne de iyi etmiş.. Demişler ya “mevlam neylerse güzel eyler” diye. Böle işte..
Bakalım bu derin acı bizi nerelere erdirecek?!.. Onu hep birlikte yaşayıp göreceğiz.. Buarada beni yılların hayallerine kavuşturacak kıvılcımı çaktı hayatımda ve ben düştüm yollara.. Artık Leyla mı olurum Mecnun mu? Kurşunu altına dönüştürme yolumda bir simyacı mı? Kayıp parçasını arayan özgür bir gezgin mi? Bütünlüğünün farkında bir keyifli, sade, insancık mı? Onu yolun kendi belirleyecek.. Ruhumla birlikte bedenimi, kalbimi, bir de sevgimi alıp gidiyorum. Yol çağırdı artık gitmemek olmaz ki.. Vakit keşif vakti.. İz sürme vakti.. Kendini daha da çok sevme vakti.. Daha derinden sevmeyi öğrenme vakti.. Gerçekten sevmeyi bilme vakti.. Ee bu güzel Dünya’ya da bunun için geldik!.. Hadi yollarımız açık ola.. Yollarda görüşmek üzere.. Sağlıcakla.. Yürek sesiyle.. Sevgiyle..
N.O. ❤
(Foto- Mehmet Çavdar’a ait- içimdeki ateşin kor hali)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir

Bir Yorum Bırakın